ESKi DosTLaR


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Tevfik FİKRET

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Asi_MeLeK
TıP-KoLiK GeNç
TıP-KoLiK GeNç
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1313
Yaş : 26
Nerden : Yüreğimin götürdüğü Yerden...
Meslek : Öğrenci
Lakap : BiRaz çaTLaK ve DeLi DoLu CiMCiMe
Kayıt tarihi : 03/08/07

MesajKonu: Tevfik FİKRET   Ptsi Mayıs 05, 2008 3:17 pm

Tevfik Fikret

Tevfik Fikret (24 Aralık 1867, İstanbul - 19 Ağustos 1915), Osmanlı dönemi şairi.
1888'de Galatasaray Lisesi'ni bitirdi ve yine galatasaray lisesinde öğrentmenlik yapmıştır.Devlet dairelerinde memuriyet, okullarda öğretmenlik yaptı. Okul yıllarında başladığı şiirle ilgilenmeyi sürdürdü.
Servet-i Fünun dergisinin çevresinde şekillenen topluluğa katıldı. İlk kitabı Rubab-ı Şikeste (Kırık Saz) 1900'de yayımlandı.Tevfik Fikret'in Türk şiirinin Batılı bir kimlik kazanmasında rolü büyüktür. Fikret'in Abdülhak Hamit'in ve Galatasaray sultanisi'nden hocası olan Recaizade Mahmut Ekrem'in tesiriyle Batılı anlayıştaki şiire yönelmiştir.Fikret'in Servet-i Fünun anlayışına bağlı şiirlerinde işlediği konular özelikle aşk,tabiat ve günlük yaşamda karşılaşılan bazı küçük sorunlardır. Fikret, Servet-i Fünun topluluğunun dağılmasından sonra yazdığı şiirlerde toplumsal konulara yönelir.Bu şiirlerinin ana teması "hürriyet ve "medeniyet"tir. İlk şiirlerinde sanat için sanat düşüncesinde olan şair , daha sonra ki şiirlerinde toplumcu bir anlayışa yönelir. toplumu sıkan hürriyetsizliğe karşı yazdığı "Sis" şiiri, büyük yankı uyandırır.Fikret,sanatının bu ikinci döneminde insanları birbirine düşürdükleri için bütün dinlere düşmandır.Tarihe ve kutsal değerlere de karşıdır. Fikret şiirlerinde çoğu zaman aruz ölçüsünü kullanmıştır.Şiirde beyit bütünlüğünü kırmış,anlamın bir beyitte tamamlanması geleneğini ortadan kaldırmıştır.Nazmı nesre(şiiri düzyazıya)yaklaştırmıştır.Fransız şiirinden alınan soneyi şiirlerinde kullanmış,Divan şiirinin müs¤¤¤at nazım şeklini tanınmaz hale getirerek "serbest müs¤¤¤at"biçimini geliştirmiştir. Fikret,parnasizm akımından etkilenmiştir ve parnasyenlere bağlıdır.Fikret'in "manzum hikaye" türünde şiirleri vardır;Balıkçılar,Nesrin,Ramazan Sadakası,Hasta Çocuk"gibi. Fikret çocuklar için yazdığı şiirleri hece ölçüsünü kullanarak yazmıştır ve bu şiirlerini "Şermin"adlı bir kitapta toplamıştır.Şiirlerini "rübab-ı Şikeste ve "Haluk'un Defteri(haluk, fikretin oğludur)adlı kitaplarda toplamıştır
Servet-i Fünun

Servet-i Fünun topluluğu II.Abdulhamit'in istibdat döneminde baskının, hürriyetsizliğin şiddetle hissedildiği bir zaman diliminde kurulur ve yine bu dönemde faaliyetlerine son verilir.
Servet-i Fünun, 1891'de yayımlanmaya başlayan bir fen dergisidir. Ancak Recaizade Mahmut Ekrem, bu dergiyi neşreden, aynı zamanda eski bir öğrencisi olan Ahmet İhsan'ı Servet-i Fünun dergisinin bir edebiyat haline getirmeye ikna eder ve ilk iş olarak Tevfik Fikret'i derginin yazı işleri sorumlusu yapar. Sonraları Halit Ziya Uşaklıgil ve Cenap Şahabettin gibi önemli isimler de dergiye katılacaktır. Böylelikle kurulan bu dergi etrafında toplanan birçok sanatçının ortak anlayışlar çerçevesinde eser vermesiyle Servet-i Fünun edebiyatı oluşmuş ve faaliyete geçmiş olur. 16 Ekim 1901 yılında Hüseyin Cahit Yalçın'ın Fransızcadan çevirdiği "Edebiyat ve Hukuk" başlıklı bir makalenin dergide yayınlanması üzerine dergi kapatılmış, dolayısıyla Servet-i Fünun topluluğunun da faaliyetleri de son bulmuştur.
II.Abdulhamit döneminde yaşanan siyasal ve sosyal olaylar, yine bu devrin baskıcı yönetim anlayışı Servet-i Fünuncuların edebiyat anlayışlarına da tesir etmiştir. Bu sebepledir ki bu dönem edebiyatı karamsar, içe dönük, bireyin iç dünyasına yönelik, hayal ve hakikat arasına sıkışmış bir tablo çizmiştir. Bununla birlikte Servet-i Fünuncularda kaçış teması sıkça işlenmiştir. Bunun en açık ifadesi, bu topluluğa mensup sanatçıların Yeni Zellanda'ya ya da Manisa'da bir çiftliğe yerleşme düşüncesindedir.
Yukarıda sıralanan etkenlerden dolayı Servet-i Fünun edebiyatı kırılgan, hassas, duygusal bir yapıya sahiptir ve bu yapı verilen tüm eserlerde kendisini göstermiştir. Dolayısıyla duygularını eserine yansıtmak isteyen Servet-i Fünun sanatçısı kendini ifade aracı olarak gördüğü dili, zenginleştirme çabasına girer. Bunun yansıması olarak bu dönemde Arapça, Farsça ve Fransızcadan çok sayıda sözcüğün dilimize girdiği görülür. Yani Tanzimatta görülen dilin sadeleşmesi çabaları Servet-i Fünun'da son bulmuştur.
"Sanat, sanat içindir." düşüncesine bağlı kalan Servet-i Fünuncular, Fransız edebiyatından fazlasıyla etkilenmişlerdir. Bu dönemde Fransız şair ve yazarların eserleri Türkçeye çevrilmiş ve bu dönem sanatçılarınca örnek alınmıştır. Şiirde parnasizmin, nesirde ise realizmin etkilerini açıkça görmek mümkündür. Ancak, kısmen de olsa, sembolizm de şiirlerde kendini gösterir. Servet-i Fünun eserlerinde görülen anlam kapalılığının da bundan kaynaklandığı söylenebilir.
Servet-i Fünun edebiyatının, modern Türk edebiyatının olgunlaşması noktasında çok önemli bir kilometre taşı olduğu söylenebilir. Bu dönemde edebiyatımız her yönüyle Avrulpalı bir görünüm içine girer, Tanzimat'ta ilk kez denenen Batı kaynaklı edebiyat türlerin olgun ve kusursuz örnekleri verilir. Sanat, halkı bilinçlendirmek için kullanlılan bir araç olmaktan çıkar ve duyguların, hassasiyetlerin estetik bir yansıması haline dönüşür.

Servet-i Fünun dönemi sanatçıları: Şiirde: Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin Nesirde: Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın Bağımsızlar: Hüseyin Rahmi Gürpınar, Ahmet Rasim, Mehmet Akif Ersoy

Tevfik Fikret (1867-1915):Recaizade ve Hamit’in tesiriyle batılı şiire yönelmiştir. Servet-i Fünun’un şiirdeki en önemli temsilcisidir. Ilk şiirlerinde ferdî konulari (aşk, acima, hayal kirikligi...) işler topluluktan ayri yazdigi şiirlerde toplumsal konulara yönelir. Bu anlayişla yazdigi şiirlerinde temalar, hürriyet, medeniyet, insanlik, bilim, fen ve tekniktir. Sis, Halûk’un Vedaı, Tarih-i Kadim, Halûk’un Amentüsü adlı şiirlerinde bu konuları işler. Sanatının bu ikinci döneminde dinlere de cephe alır, kutsal olan her şeye karşı çıkar, hatta İstanbul'a dahi küfreder (Sis).

Fikret, aruzu Türkçeye başarıyla uygulamıştır. Serbest müs¤¤¤adı geliştirerek serbestçe kullanmıştır. İlk dönemde dili oldukça ağırdır. Şiiri düz yazıya yaklaştırmıştır. Ahenge büyük önem verir. Şiirlerinde şekil bakımından parnasizmin etkisi görülür. “Şermin”, onun çocuklar için ve heceyle yazdığı şiirlerden oluşan bir eseridir.
Eserleri:Rübab-ı Şikeste, Halûk’un Defteri, Rübabın Cevabı, Tarih-i Kadim, Doksanbeşe Doğru


_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://eskidostlar.forumr.net
NullMasTer_Boy
SiTeMiZiN LoRd_KaRizMaSı
SiTeMiZiN LoRd_KaRizMaSı
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 341
Yaş : 26
Nerden : Knight OnLiNe~~HaYaT OFLiNe
Meslek : Ögrenci
Lakap : :S:S:S::S
Kayıt tarihi : 05/05/08

MesajKonu: Geri: Tevfik FİKRET   Paz Mayıs 11, 2008 4:33 pm

saol sayende edebiyatım uctu:))
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Asi_MeLeK
TıP-KoLiK GeNç
TıP-KoLiK GeNç
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1313
Yaş : 26
Nerden : Yüreğimin götürdüğü Yerden...
Meslek : Öğrenci
Lakap : BiRaz çaTLaK ve DeLi DoLu CiMCiMe
Kayıt tarihi : 03/08/07

MesajKonu: Geri: Tevfik FİKRET   Ptsi Mayıs 12, 2008 8:57 am

Haklısın valla

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://eskidostlar.forumr.net
 
Tevfik FİKRET
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Neyzen Tevfik'ten fıkra ve nükteler
» Neyzen TEVFİK Şiirleri

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ESKi DosTLaR :: |-KüLTüR-| :: BiLiM aDaMLaRı ve YaZaRLaR-
Buraya geçin: